Veri ekonomisi; satıcılar ağı tarafından toplanan, birikmiş ve mevcut bilgilerden değer elde etmek için düzenlenen küresel bir ekosistemi ifade ediyor. 

Veriler, sosyal medya platformları, arama motorları, e-ticaret mağazaları, ödemeli ağ-yazılım hizmetleri vb. internet üzerindeki tüm aktörlerden toplanarak elde ediliyor. Toplanan veriler, çeşitli analiz ve planlamalar dahilinde, veriye ihtiyacı olan firma, kişi ve kurumlar ile paylaşılıyor. Bulut tabanlı internet uygulamalarının kullanımı verinin güvence altında tutunması konusunda riskler barındırıyor.

Mahremiyet ve etik konularındaki tartışmalar, yaşanan belirsizlik ve tutarsızlıklar; kişisel verilerle ilgili hakların mülkiyeti ile de ilgili endişelerin artmasına sebep oluyor.

İnternet şirketlerinin veri akışını kontrol etmesi ve bunu güç kazanmak için kullanmasıyla ilgili endişeler dile getiriliyor. Bu nedenle dijital ekonominin gelişmesine izin verecek, bireylerin kendi verilerinin kontrolünü ele alacak yasal düzenlemelerin devamlılığı şart.

MÜŞTERİLER İÇİN KIYASIYA REKABET

Geçmişte, işletmelerin bilgi toplama ve raporlamayı politika haline getirmeye başladıkları dönemde, organizasyondaki farklı birimler, ihtiyaçları olan bilgilerin üretilmesini sağladılar. Zamanla çok boyutlu veri tabanları oluşturulmaya başlandı. Ancak bir sonraki aşama yani veri madenciliği ile birlikte veriler daha ileriye dönük işlenerek hedeflere kolay yoldan ulaşılmasını sağladı. Veri madenciliği yararlı olma olasılığı olan ve açığa çıkarılması gerekli bilgiyi, verileri analiz ederek ve araştırarak bulma sürecidir. Verilerin içine gizlenmiş olan kalıpları ve ilişkileri keşfetmek veri madenciliğinin işidir. Büyük bir veri seti içindeki kalıpların ortaya çıkarılması ve tanımlanması bu veriler içinden derinde bulunan bilgilere ulaşmak anlamına geliyor. Veri madenciliği ile bilgiler, sınıflandırılıyor, kümeleniyor, tanımlanıyor. Yakınlık ya da birlik kurallarına göre görselleştirilerek tahminler oluşturuluyor. Yoğun iş ortamında, müşteriler için yaşanan kıyasıya rekabet, işletmelerin her zamankinden daha fazla bilgi toplamasına neden oluyor.

Photo by Joshua Sortino on Unsplash

KURUMSAL VERİLER ARTIYOR

Veriler ışık hızında büyüyor. Üretilen tüm veri miktarının 2025 yılına kadar katlanarak 175 zettabayta ulaşması bekleniyor. Ayrıca önümüzdeki bir ya da iki yıl içinde kurumsal verilerin %42’lik büyüme oranında artması bekleniyor. MIT Technology Review Insights tarafından hazırlanan 255 yönetici ile yapılan yeni araştırmaya göre katılımcıların yalnızca %45’i verileri temel içgörüler ve karar verme aşaması için kullandıklarını söylüyor. Ancak güçlü bir küresel veri ekosisteminin ortaya çıkması bunu değiştirebilir. Bu devasa veri hacminin içinde, tüketici davranışlarına, yükselen piyasa trendlerine ve hatta gelecek ile ilgili tahminlere dair içgörüler gizli. Kuruluşlar için amaç, veri yönetimi ve analizini destekleyen bilgilerden sürdürülebilir bir değer elde etmek için yenilikçi yollar bulmak olmalı. 

VERİ SİLOLARINA ÇÖZÜM BULUNMALI

Kuruluşlar, verilerini saklamak yerine paylaşarak veri ekonomisine katkıda bulunabilir, içgörüler elde edebilirler. Veri varlıklarının bu paylaşımı, kuruluşların değer ve önemli iş sonuçları elde etmesine yardımcı oluyor. Markalar eski veya yetersiz bilgiler konusunda sorun yaşayabiliyor. Bazı markalar ise çokça veri elde edebilmelerine rağmen bu verileri birbirine bağlayamıyor. Her iki durum da veri silolarının oluşmasına neden olabiliyor. Bu veri siloları da verimsizliğe neden olup, müşteri hizmetleri etkileşimlerini karmaşık hale getirerek, sonunda stresli destek temsilcileri ve mutsuz müşteriler oluşmasına neden oluyor. 

Veri siloları yalnızca bir kuruluş içindeki belirli gruplar tarafından erişilebilen bilgi kümelerine denir. Bilginin herkes tarafından erişilemeyecek bir yere depolanması, beraberinde verilerin parçalara bölünmesine ve çalışanlara görevlerine göre erişim sağlanmasına yol açar. Bu da her ekip için erişilebilir olmayan veriler oluşturur. Pazarlama ekibindeki bir çalışan sadece temel bilgilere ulaşabiliyorken; yöneticilerin müşteri satın alma geçmişlerini dahi görebilmesi buna örnektir. İşletmeler veri silolarını ortadan kaldırmak ve ne tür bir müşteri deneyimi sağlamak istediklerine karar vermeli. 

ÇÖZÜM ODAKLI YENİLİKÇİ YAKLAŞIMLAR

Veri alışverişi ve pazaryerleri, gerçek zamanlı bilgi toplamak ve paylaşmak için birden fazla paydaşa güvenli ve güvenilir bir ortam sağlar. Yine aynı MIT araştırmasında, iş dünyası liderlerinin yarısından fazlası, (%53) veri ekonomisine katılmanın, kendilerini yeni iş modelleri yaratmaya yönlendirdiğini söylüyor. Geleneksel şirketler, inovasyon yapmak ve gelişen müşteri tercihlerine ve pazar trendlerine hızla yanıt vermek için baskı altında. Üreticiler ve işletmeler; veri alışverişlerinde yapabilecekleri düzenlemelerle, dış kaynaklardan gelen verileri kullanarak ürün tasarlamaya, hizmet sunmaya, sorun çözmeye yönelik yenilikçi yaklaşımlar keşfedebilir. Örneğin, bir kredi kartı şirketi; bir cep telefonu operatörü, bir sağlık kuruluşu ve e-ticaret şirketiyle; entegre silolanmış veri kümelerini paylaşarak hastaları izlemek ve onlara tek başlarına mümkün olamayacak bir bakım sağlamak için kullanabilir. 

Eğer siz de yenilikçi yaklaşımlar ile ilgileniyorsanız Maptriks ile işletmenizde kullanmak üzere zengin demografik veri setleri oluşturabilirsiniz. İsterseniz lokasyonun gücünü kullanarak hedeflerinize ulaşmanızı sağlayacak içgörülere sahip olabilirsiniz. Gelecekte karşılaşabileceğiniz olay ve durumlara yönelik işletme kararları verebilir; mevcut verilerinizi hazırlanan çevresel katmanlara göre değerlendirebilirsiniz. Geleceğe yönelik planlarınıza ışık tutacak çözümler Maptriks ile bir tık uzağınızda!